Reklam Alanı1
İNEGÖLSPOR
A Takım
Teknik Kadro
Yönetim
Tarihçe
İnegölspor İletişim
-----------------------
Site İletişim
Taraftar Forum
Galeriden ..
Reklamlar
Çevrimiçi Kullanıcılar
Çevrimiçi Ziyaretçiler: 2

Çevrimiçi Üyeler: 0

Toplam Üye Sayısı: 63
En Yeni Üye: hasanayaz
sitene ekle

Haberlerimizi Sitenize Ekleyin

Haberleri onizle
Nafi Bilaloğlu Röportajı
Savaşacak, Hedefe Oynayacak Bir Takım Kuracağız

İnegölspor Teknik Direktörü Nafi Bilaloğlu, yeni dönemde ilk röportajını gazetemize verdi. Spor muhabirimiz Cem Taşkıner’e açıklamalarda bulunan Bilaloğlu, İnegölspor taraftarlarına koşan, mücadele eden, izleyene zevk veren, savaşan, hedefe oynayan bir takım izlettirmek istediklerini söyledi.

Cem Taşkıner (C.T): Önce İnegölspor’dan ayrıldığınız dönemden başlayalım. Boluspor maçından sonra istifa ettiniz. Yalovaspor ve Orhangazispor dönemlerinin ardından bir yıl çalışmadınız. Şimdi tekrar İnegölspor’dasınız.
Nafi Bilaloğlu (N.B): İnegölspor’da çalıştıktan sonra isteğimiz dışarıda deneyimler yaşamaktı. Kendi isteğimizle ayrıldık ama o dönemde de çok büyük transfer teklifleri de almadık. Farklı bir beklenti içerisindeydik. Elde ettiğimiz başarının neticesinde büyük transfer teklifleri alırız diye düşündük ama bir tek Yalovaspor’un teklifi vardı. İyi bir kadro oluşturduk orada. Oyun anlayışını yerleştirmeye çalıştık. Bir Çanakkale maçı yaşadık, beraberlik elde etmiştik. Bir karar almıştık puan kaybedersek bırakacağız diye. Onu uygulamaya koyduk. Bunu uygularken takımın oyun sistemini şablonunu oturtmuştuk. Bırakıp gittiğimizde bir takım şeyler orada da değişti. Tekrar göreve geldiğimizde puanları aldık ama yeterli olmadı. Takım küme düştü. Bir sonraki sezon düşmüş bir takımda devam edecektik. Yönetim de devam edecekti. Düşmüş bir takımda antrenör olarak sizinle devam edilmesinin istenmesi bile orada yaptığımız işlerin doğruluğunu gösteriyordu. Takımı düşürmüş yönetim, düşürmüş bir hoca aynı şekilde devam ediyor. İyi çalıştığımızı tekrar söylüyorum, arada bırakmasaydık diyoruz ama ne kadar söylerseniz söyleyin iş işten geçtikten sonra yapabilecek çok fazla bir şey yok. Mevcut yönetim devam edemedi, biz de ayrılmak durumunda kaldık. Orhangazispor ile anlaştık. Profesyonelliği yeni yeni yaşamaya çalışan bir kulüp. Kulübün fabrika ile bir bağlantısı var. Bu bağlantı yavaş yavaş kopmak üzereydi. Ekonomik manada yine sıkıntılar ortaya çıktı. %75’lik bir bölümü ödeyebildiler. Orada iki takımın bulunması ayrı bir dezavantaj. Biz bir nevi fabrika takımıydık ama fabrikadan gerekli desteği alamadık. Orada da ileriye yönelik ucuz maliyetli bir takım kurduk. İlk sene Play-Off u son anda kaçırdık. İkinci dönemde devam edecektik. Fakat kulüplerin sağlıklı bir yapıya oturtulabilmesi için sağlıklı bir yönetim şart. Orada iş yavaş yavaş farklı boyutlara gitmeye başladı. Sezon başında verilen taahhütler, sözler tutulmamaya başlandı. Oraya birçok sporcunun gelmesine aracı olduk. Sezon başında taahhütlerin ödenmemesinden ötürü çocuklardan helallik dahi istedik. Takımın geçmiş yıldan olan bir iskeleti vardı. Biz bıraktık, takım bir müddet iyi gitti, sonra takımın iskeleti bozuldu, 3–4 antrenör değişikliği oldu. Bıraktıktan sonra antrenörlükle ilgili ilk defa bir boşluk yaşadık. Antrenörlükte huzur bulmanız açısından kafa dinlemeniz anlamında bunu ciddi faydası var.

C.T: İnegölspor dışında başarılı olamadığınızı düşünüyor musunuz?
N.B: Kesinlikle düşünmüyorum. Biz buraya ilk başladığımızda bu insan başarılı olamaz diyorlardı. Başarı koyduğunuz ölçüye göre değişir. Başarılı olup olamadığımızla ilgili kafasında soru işaretleri olanlar varsa yöneticileri başkanları futbolcuları arasınlar. Başarı sadece neticeye dayalı değil. Başarılı olmasak bir dönem beraber çalıştığımız bugün Süper Ligde oynayan oyuncular var. En son İbrahim Dağaşan ile ilgili haberi siz yaptınız. Diğer oyunculara da sorulsun. Nasıl bir antrenör diye sorsunlar. Ben başarının ölçüsünü derece olarak görmüyorum. Şampiyonluklar olarak da görmüyorum. Biraz farklı bir antrenörlük tarzımız var. Bu konuda son olarak şunu söyleyeyim, bizimle çalışan oyuncuların sınıf atlamaması tamamıyla kendilerine bağlı.

C.T: Yalovaspor’a tekrar döndüğünüz için bir pişmanlık hissettiniz mi?
N.B: Pişmanlık hissetmedim. Aslında bizi üzen arada bırakıp döndüğümüz o zaman kaybı oldu. Hangi kulüpte çalışırsak çalışalım bıraktığımızda oyuncuların haleti ruhiyelerini kendisinden sormamız lazım. Oyuncularımızla diyalogumuz üst seviyedeydi. İnanıyorlardı, itimat ediyorlardı. Antrenörlük felsefemizde oyuncu neredeydi, biz nereye taşıdık, hangi noktaya geldi. Oyun anlayışı kimliğini kişiliğini değiştirmişmiyiz, bunları biraz ileriye taşıyabilirsek mutlu oluyoruz. Zaten geri dönüşü de kolay oluyor. Bazen başarı ölçüsü değişebiliyor.

C.T: İnegölspor’a gelmeden o dönemi şu soruyla kapatalım. Ara dönemde bir maçta İnegölspor taraftarından tepki aldınız. Tepkinin nedeni neydi?
N.B: Orhangazispor-İnegölspor maçını izlemeye gittik. Orada bulunan bir kısım arkadaşlar çevreye kamuoyuna yanlış aksettirdiler işi. Yapmadığımız şeyleri yaptı gibi anlattılar. Ağabeyim maça geldi. Bir gol sonrası alkışlamış, ben görmedim. Ağabeyim buraya geldiğinde arkadaşlar tepki gösterdiler. Farklı şeyler anlattılar. Maç bitti, soyunma odasına gittiğimden bahsettiler ama benim kulüple ilişkim kesilmiş. Biz Orhangazi kökenli sayılırız ayrıca, çocukluğum Orhangazi’de geçti. Orhangazi Gençlerbirliğinin formasını giydim. Ağabeyim de o takımın formasını giydi. Orhangazi camiasını tanıyoruz. Maç bittiğinde oyuncuların tamamı yanıma kadar geldiler, arabaya kadar geldiler. Mutluluk duydum bende. Oyuncuların kalbinde gönlünde yer bulmuşsun, oyuncular da maçtan sonra sevgisini saygısını sana anlatabiliyor. Yoksa maç bitti gitti oyuncuları tek tek kutladı tebrik etti diye söylenti çıkardılar. O mevzulardan dolayı yanlış aksetti olay. Arkadaşlar da tribünlerde buna tepki gösterdiler. Daha sonra o arkadaşlarla konuştum. Yanlış olduğunun onlarda farkına vardılar. Kulübe hizmeti geçmiş insanların ben olayım başkası olsun tribünlerden tepkilerle eleştirilmesi hoş değil. Sessiz tepki gösterilebilir, kendisi ile konuşabilirsiniz, bunu nahoş olmayan kelimelerle yaptığınız zaman hizmet eden insanların değerinin anlaşılmadığını ortaya koyarsınız.

C.T: Bıraktığınız İnegölspor, Beşiktaş’ı Bursaspor’u yenmiş, 1. lig için Play-Off oynamış bir takımdı. Şimdi 3. ligde. İşiniz daha zor olduğunu düşünüyor musunuz? N.B: 3. lig kalitesi düşük ve de zor bir lig. Burası kimsenin çok fazla dikkat edilmediği, soyunma odalarında farklı şeylerin olabildiği, hakemlerin daha fazla baskı altına alınabildiği ve de dengenin olmadığı bir lig. Dengesiz, kontrolsüz bir oyun anlayışı var. Hâlbuki üst liglere doğru kalite daha fazla artıyor. Zorluk her yerde var. Zorlukları aşacaksınız. O da taşları iyi tespit etmekte, iyi bir ekip kurmakla ve zamanla alakalı. Herkes insanlara hayalci hedefler sunuyor. Bu iş zamana bağlı bir iş. Kadro oluşturacaksın hele ki bu ekonomik krizde hemen diyorlar ki ilk senede şampiyon yap. Böyle bir şey yok. Herkes bu işle ilgili mücadele ediyor. Sabır en önemli unsur. Bu işin bir sürü bileşenleri var; ekonomik boyutu var, iyi ekibiniz olacak, oyuncularınız kaliteli olacak. Bunun için zaman şart.

C.T: Bu dünyanın her yerinde böyle değil mi? En basiti Rijkaard Barcelona’da büyük başarılara rağmen gönderildi. Türkiye’de Süper Ligde Lucescu iki takımı şampiyon yaptı gönderildi. Bu futbolun içinde olan bir gerçeklik değil mi aslında? N.B: Ben öyle bakmıyorum. Sağlıklı kulüplerde taşlarla çok fazla oynanmadığını görüyorsunuz. Türkiye’de Sivasspor’u örnek gösterebilirim size. Yapımız negatiflik üzerine. Lucescu’yu ya da Şenol Güneş’i takımı neden bıraktı? Lucescu’yu Ukrayna takımı neden bırakmıyor. Adamların bakış tarzı günlük değil, yıllık değil. Antrenörün bu işle ilgili konumuna bakıyorlar genel olarak ama kulüp idarecilerinin de kulüple alakalı işi sahada olan işler değil. Taktik olayları değil, oyuncular değil. Biz de durumlar tamamen farklı. Ne zaman sağlıklı bir yapı kuruyorsunuz sağlıklı hedefler koyuyorsunuz o zaman sağlıklı sonuçlar alıyorsunuz. Yoksa hayallerle bir yere varmanız mümkün değil.

C.T: İnegölspor kısmına gelelim artık. Dönüş hikayeniz nasıl oldu?
N.B: Daha önceki çalıştığımız yönetim şu an işbaşında. Sayın Başkan bizimle geçmişte de çalıştı. Kişiliğimizi kimliğimizi biliyor. Saha içindeki tavrımızı biliyor, oyuncularla olan diyalogumuzu biliyor. Netice de Başkanımız tasarrufu. Kendileri aradılar bu işle ilgili bir görüşme gerçekleştirdik. Biz üzerimize düşen sorumluluğu gerçekleştirdik. Mesela hiç pazarlık yapmadık. Kendisinin tasarrufu. Neticede bu iş oldu. Ama özel bir gayret lobi faaliyeti yapmadık. Bunu tüm idarecilere de sorabilirsiniz. O tür bir lobiyi yapacak bir karakterimizde yok. Hepsi arkadaşımız, ama biz kendileri seçildiğinde de tebrik etmeye bile çekindik. Bir iki arkadaşı tebrik etmeye gittik, onda dahi tedirgin olduk. Arkadaşlar yanlış algılar diye korktuk.

C.T: Bıraktığınızda borçsuz bir İnegölspor vardı, şimdi 1 trilyon borcu olan bir İnegölspor var
N.B: Ekonomik sıkıntı tüm kulüplerde var. Hiç kimse istemez kötü şeyler yapsın diye. Ama kulüp idarelerinde batağa düşüyorsanız o bataktan kurtulma şansınız zor. Çünkü o tür kulüplerin sonunun ne olduğunu herkes biliyor. Uşakspor örneği, geçmişte Göztepe örneği. Kulüplere idareci bulmakta gün geçtikçe zorlaşıyor. Şu an parası kadar hedef koyacaksınız, paranız kadar kadro oluşturacaksınız. Hem paranız olmayacak, hem de yüksek rakamlar konuşacaksınız, hem de onları ödemeyeceksiniz. Başkaları bu külfetin altına girecek bu da yanlış aslında.

C.T: Sizin en önemli özelliğini altyapıya olan yakınlığınız, ilginiz. Yeni dönemde altyapı nasıl olacak?
N.B: Bizim üst düzeyde para harcayıp dışarıdan oyuncu getirme gibi bir lüksümüz yok. Elimizdeki mevcut oyuncuların değerlendirilmesi işine gireceğiz. Türkiye’de genel sıkıntı şu, altyapıların büyük kısmı göstermelik. Amacımız özellikle spor okulları da dâhil olmak üzere uzmanlaşmaya gideceğiz. Uzman kişileri spor okulların başına getireceğiz. Temelleri iyi verirseniz ileride ondan o kadar iyi verim alabilirsiniz. Biz de işler ne yazık ki tersine. Çocuğun altın çağ dediğimiz 6–10 yaş arasını bu işte uzman olmayan kişilere veriyoruz. Bizim amacımız oradan başlamak. Çalışan arkadaşlarımız gayret gösteriyorlar, biz onlara tecrübelerimizi aktaracağız.

C.T: 5–6 oyuncu takımda kalacak dediniz basın toplantısında. Kim o isimler?
N.B: Kaleci Abdurrahman, Bilal, Sinan, Raif. Bunlar öncelikle kalmasını istediğiz oyuncu. Bunlara ilave edilecek 3–4 oyuncu daha var. Diğerlerini sonradan değerlendireceğiz. Hedefe oynamamız gerekiyorsa takımın bir iskeleti olması gerekiyor. Mukavelesi devam eden arkadaşlarımız var, bir sene daha oynasınlar diyoruz.

C.T: Röportajımızın sonunda İnegölspor camiasına, taraftarlara mesajınızı alalım
N.B: Futbolla ilgili güzelliklerin gittikçe azaldığı kanaatindeyim. İş tamamen eğlenmeye endeksli, maç kazandığınız zaman iyisiniz, hiç kimse oynanan oyuna, çok fazla pozisyon ürettiğinize baktığı yok. Türkiye’de bakış açımız tamamen fanatikliğe doğru gidiyor. Küfür üst düzeyde, ister okumuş olsun, kültürlü olsun, isterse olmasın. Karşıki rakip düşman gözüyle görülüyor. Hâlbuki futbolu seven insanlar oraya tiyatro gibi gidecek, kim güzel hareket yaparsa alkışlayacak. İngiltere’de herkes ayağa kalkıyor rakibini, kendi takımını alkışlıyor. Biz bunları neden yapmayız. İnsanlarımız bu konuda farklı düşünceleri var. Tribüne gelen kendini oranın sahibi gibi görüyor. Orada herkese istediğini söyleme hakkının kendinde olduğunu zannediyor. Ama öyle olmamalı diye düşünüyorum. Bu genel ifadelerden sonra İnegöl’e bakan yönünü şöyle ifade edeyim, gerek basınla gerekse taraftarlarla ilgili isteğimiz öncelikle sabır, sonra da destek. Bunları bekliyoruz. Biz de onlara saha içerisinde koşan mücadele, farklı, sıra dışı, seyredene zevk veren, savaşan, hedefe oynayan bir takım izletmek istiyoruz.

C.T: Bu güzel röportajdan ötürü Genç Gazete olarak teşekkür ediyoruz
N.B: Ben de böyle bir imkânı sunduğunuz için sizlere teşekkür ediyor, yayın hayatınızda başarılar diliyorum.
Family Group
Reklam Alanı2
Köşe Yazarları
Üye Girişi
Kullanıcı Adı

Parola



Henüz Üye Değil Misiniz?
Buraya Tıklayarak Üye Olabilirsiniz.

Parolanızı Mı Unuttunuz?
Buraya Tıklayın
Arama Paneli

Haber Ara
Makale Ara
Forumda Ara